
Oyuncak seçerken çoğumuz önce çocuğun hoşuna gidip gitmeyeceğine bakıyoruz. Rengi güzel mi, sevdiği bir karakter var mı, ilgisini çeker mi… Bunların hepsi önemli. Ancak doğru oyuncak seçiminde en az bunlar kadar önemli bir başka konu daha var: çocuğun yaşı ve gelişim dönemine uygunluk.
Bir yaşındaki çocukla beş yaşındaki çocuğun aynı oyuncağa ilgi göstermesini beklemek pek gerçekçi değildir. Çünkü çocuk büyüdükçe hareketleri, merakı, problem çözme becerileri ve oyun kurma şekli de değişir.
Bu nedenle oyuncak seçerken yalnızca kutunun üzerindeki yaş ibaresine değil, çocuğun o dönemde neler yapabildiğine ve nelerden hoşlandığına da bakmak gerekir.
0–12 Ay Arasında Oyuncak Seçimi
Bebeklerin ilk yılında dünya oldukça yeni bir yer. Sesler, renkler, dokular ve hareket eden nesneler başlı başına bir keşif konusudur. Bu dönemde bebeğin kolayca kavrayabileceği, farklı dokulara sahip ve dikkat çekici renkler içeren oyuncaklar tercih edilebilir. Çıngıraklar, yumuşak oyuncaklar, kavrama oyuncakları ve bebeğin duyularını keşfetmesine yardımcı olan basit ürünler bu yaş grubu için uygun seçenekler arasındadır. Bebekler oyuncakları yalnızca elleriyle incelemez. Özellikle ilk aylarda birçok nesneyi ağızlarına götürerek keşfederler. Bu nedenle oyuncakta küçük ve kolayca ayrılabilecek parçaların bulunmaması son derece önemlidir. Ayrıca oyuncakların temizlenebilir olması da bu dönemde büyük avantaj sağlar.
1–2 Yaş Arasında Hangi Oyuncaklar Tercih Edilebilir?
Bir yaşından sonra çocukların hareket kabiliyeti hızla artmaya başlar. Yürüme, taşıma, itme, çekme ve nesneleri bir yerden başka bir yere götürme gibi aktiviteler artık oyunun önemli bir parçasıdır. Bu dönemde çocuklar aynı zamanda “Bu buraya girer mi?”, “Bunu üstüne koyarsam ne olur?” gibi küçük deneyler yapmaya başlar. Büyük yapı blokları, şekil eşleştirme oyuncakları, iç içe geçen parçalar ve itmeli-çekmeli oyuncaklar bu dönemde oldukça ilgi çekici olabilir. Örneğin bloklardan oluşan bir tren yalnızca tren olarak kullanılmaz. Çocuk parçaları çıkarabilir, yeniden yerleştirebilir, renkleri inceleyebilir ve kendince farklı kombinasyonlar oluşturabilir. Aslında yetişkin için oldukça basit görünen bu oyun, çocuk için küçük bir keşif dünyasıdır.
2–3 Yaş Arasında Oyunlar Değişmeye Başlar
İki yaşından sonra çocukların hayal gücü oyuna daha fazla dahil olmaya başlar. Bir tahta parçası araba olabilir, oyuncak bir mutfakta hayali yemekler hazırlanabilir veya oyuncak hayvanlardan küçük bir çiftlik kurulabilir. Bu dönemde basit yapbozlar, büyük parçalı bloklar, eşleştirme oyuncakları, oyuncak araçlar ve günlük yaşamı taklit etmeye imkân veren oyun setleri tercih edilebilir. Çocuk artık yalnızca oyuncağın ne olduğuyla değil, onunla ne yapabileceğiyle ilgilenmeye başlar. Bu nedenle tek bir şekilde oynanan oyuncaklar yerine çocuğun farklı senaryolar oluşturabileceği oyuncaklar daha uzun süre ilgi çekebilir.
3–4 Yaş Arasında Hayal Gücü Oyunun Merkezine Yerleşir
Üç yaşından sonra çocukların oyunları daha hikâyeli hale gelir. Oyuncak mutfakta yemek hazırlanır, oyuncak arabalar uzun yolculuklara çıkar veya bloklardan yapılan küçük bir evin içinde yepyeni bir dünya kurulabilir. Bu yaş grubunda yapbozlar, boyama ve çizim ürünleri, rol oyun setleri, yapı oyuncakları ve eşleştirme oyunları güzel seçeneklerdir. Çocukların kendi kararlarını verebildikleri oyuncaklar özellikle değerlidir. Çünkü oyun sırasında sürekli tek bir doğru sonuç aramak yerine farklı çözümler üretme fırsatı bulurlar. Örneğin bloklarla yapılan bir yapı her seferinde farklı olabilir. Bugün bir ev olan yapı yarın bir garaja, ertesi gün bir kaleye dönüşebilir.
4–5 Yaş Arasında Problem Çözme Ön Plana Çıkar
Dört yaş civarında çocukların daha uzun süre aynı etkinliğe odaklanabildiğini görmek mümkündür. Parça sayısı biraz daha fazla olan puzzlelar, yapı setleri, eşleştirme oyunları ve basit kurallara sahip masa oyunları bu dönemde daha ilgi çekici hale gelir. Çocuk artık yalnızca parçaları birleştirmekle kalmaz; nasıl bir sonuca ulaşacağını düşünmeye de başlar. “Bu parça buraya olmadı, başka yere deneyelim.” Aslında oyun sırasında kurulan bu kadar basit bir cümle bile deneme, hata yapma ve yeni çözüm arama sürecinin bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun hemen başarabileceği oyuncakların yanında biraz düşünmesini gerektiren ürünlere de yer verilebilir.
5 Yaş ve Üzerinde Oyuncak Seçimi
Beş yaşından sonra çocukların ilgi alanları daha belirgin hale gelmeye başlar. Bazı çocuklar yapbozları severken bazıları yapı oyuncaklarından hoşlanabilir. Bir başkası kutu oyunlarını tercih ederken başka bir çocuk deney ve bilim setlerine ilgi gösterebilir. Bu dönemde zeka oyunları, kutu oyunları, strateji oyunları, daha gelişmiş puzzlelar ve STEM temalı oyuncaklar değerlendirilebilir. Özellikle birden fazla kişinin oynayabildiği oyunlar çocukların sıra bekleme, kurala uyma ve birlikte hareket etme gibi sosyal deneyimler yaşamasına da olanak tanır. Burada önemli nokta çocuğun yalnızca yaşına değil, kişisel ilgisine de dikkat etmektir. Çünkü kutusunda “5+ yaş” yazan her oyuncak her beş yaşındaki çocuğun favorisi olmak zorunda değildir.
Oyuncak Seçerken Yaş Etiketi Tek Başına Yeterli mi?
Yaş etiketi iyi bir başlangıç noktasıdır ancak tek kriter olmamalıdır. Aynı yaştaki iki çocuğun ilgi alanları ve oyun alışkanlıkları birbirinden oldukça farklı olabilir. Biri uzun süre yapboz yapabilirken diğeri sürekli hareket etmek ve oyuncak araçlarla oynamak isteyebilir. Bu yüzden oyuncak seçerken kendinize birkaç basit soru sormak oldukça işe yarar:
Çocuğum şu sıralar neye ilgi gösteriyor?
Bu oyuncak onun tek başına oynayabileceği kadar anlaşılır mı?
Biraz düşünmesini sağlayacak ama onu tamamen zorlamayacak mı?
Oyuncağı farklı şekillerde kullanabilir mi?
Bazen doğru oyuncak, en fazla özelliğe sahip olan değil; çocuğun tekrar tekrar eline almak istediği oyuncaktır.
Çok Fazla Oyuncak Her Zaman Daha İyi Değildir
Çocukların önünde çok fazla oyuncak bulunduğunda hangisiyle oynayacaklarına karar vermeleri zorlaşabilir. Bu nedenle onlarca oyuncağı aynı anda ortaya koymak yerine belirli oyuncakları dönüşümlü olarak kullanmak daha iyi sonuç verebilir. Bir süre kaldırılan oyuncak yeniden ortaya çıktığında çocuk için neredeyse yeni alınmış gibi ilgi çekici hale gelebilir. Bu yöntem aynı zamanda evdeki oyuncakların daha verimli kullanılmasını sağlar.
Eğitici Oyuncak Demek Ders Çalışmak Demek Değildir
“Eğitici oyuncak” ifadesi bazen yanlış anlaşılabiliyor. Çocuğun oyun oynarken sürekli bir şey öğrenmesi gerektiği düşünülmemeli. Çocuklar zaten oyun sırasında doğal olarak keşfeder, dener ve öğrenir. Blokları üst üste koyarken dengeyi keşfeder. Puzzle parçasının yerini ararken şekilleri karşılaştırır. Bir kutu oyununda sırasını beklerken oyunun kurallarını takip eder. Oyuncak mutfağında yemek hazırlarken yetişkinlerin günlük yaşamını taklit eder. Yani eğitici oyuncağın amacı oyunu derse çevirmek değil, oyunun içinde keşfedilecek daha fazla şey sunmaktır.
En İyi Oyuncak Çocuğun Oynamak İstediği Oyuncaktır
Yaşa uygunluk, güvenlik ve gelişim özellikleri oyuncak seçerken önemli kriterlerdir. Ancak bütün bunların yanında çocuğun ilgisini de unutmamak gerekir. Çünkü çocuk bir oyuncağı sevmiyorsa üzerinde ne kadar “eğitici” yazdığı pek bir şey değiştirmez. Oyuncak seçerken çocuğunuzu gözlemleyin. Nelerle vakit geçiriyor, hangi oyunları tekrar tekrar kuruyor, hangi konuları merak ediyor? Bazen doğru oyuncak seçiminin cevabı oyuncak mağazasında değil, çocuğun oyun oynadığı odada saklıdır.
Puzzlelardan yapı oyuncaklarına, eğitici oyunlardan ahşap oyuncaklara kadar farklı yaş gruplarına uygun seçenekleri inceleyerek çocuğunuzun ilgisine göre seçim yapabilirsiniz.



Yorum Yap